• CUMHURİYET HALK PARTİSİ İL YÖNETİM KURULU
    BASIN AÇIKLAMASIDIR
    Hakkari Çukurca ‘da PKK’lı teröristler tarafından gece saatlerinde emniyet ve jandarma binalarına yönelik gerçekleştirilen saldırılarda 26 şehit verildiği ve 22 kişiyi aşkın yaralının bulunduğu haberleri gelmektedir. Gece boyunca ve halen devam etmekte olan çatışmalarda şehit olan güvenlik görevlilerinin ve sivil halk sayısı konusunda halen bir bilgi bulunmamaktadır. Şu anda terör örgütüne karşı bir sınır ötesi bir operasyon başlatıldığı yönünde gelen bilgiler bulunmaktadır. Şehitlerimize Tanrıdan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
    Ancak her terör saldırısından sonra akan gözyaşı ve temennilerin bir sonuç vermediğini, aksine bu tip siyasi karmaşanın daha da çözümsüz kalmasına çanak tuttuğunu düşünmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güneydoğu sorununu çözme için acil olarak bir eylem planı geliştirmek durumundadır. Bu plan sadece AKP hükümetinin sorunu değil tüm ülkenin sorunudur. Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin bir araya gelerek bu soruna çözüm yolları üretilmesi gereği açıktır.
    Terörle mücadele hukuki bir mesele değildir. Çünkü ortada terör varsa, hukuk dışı bir olguyla karşı karşıyayız demektir. Böyle bir durumda, yapılacak iki şey vardır, birincisi hukuk dışına çıkan terör güçlerini yakalamak ve hukuka teslim etmek. İkinci yol ise hukuk dışına çıkan terör güçlerini, silah yolu ile engellemek, yani askeri yol. Bu iki durum yıllardır güneydoğu sorununun çözümsüz kalmasında kullanılan bir yol olarak karşımıza çıkmıştır.
    Terör olaylarının başlamasından yani 1984’ten bu yana 5 Cumhurbaşkanı, 8 Başbakan, 9 Genelkurmay Başkanı, 23 İçişleri Bakanı görev yapmış, 16 hükümet değişmiş, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulup kapatılmış ancak sorunun çözümüyle ilgili hiçbir mesafe alınamamıştır. Kesin olmayan bilgilere göre 300 milyar dolar harcandığı konuşulmaktadır.
    Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçim döneminde getirdiğimiz önerilerle birlikte toplam 12 rapor hazırlanmış, bu raporlarda çok sayıda öneriler yer almıştır. Siyasi alanda çözüm bulunamadığı sürece sınır ötesi operasyonlarına adeta mecbur kalındığı, bunların da bir çare üretmediği son derece açıktır. Buna rağmen, hala bu politikada ısrar etmek, cesaret değil tersine kolaycılıktır. Asıl cesaret isteyen ise mevcut sorunu kansız ve demokratik yoldan çözebilmenin yolunu bulmaktır.
    Türk toplumu bu Meclis’ten; insanlarımızın artık yaşamlarını yitirmeyeceği bir ortak çözümü beklemektedir. Bu konuda güvensizliği en aza indirecek, siyasetin dilini ortaklaştırmaya çalışacak ve bu meseleyi partiler arasında yarışma olmaktan çıkaracak ortak bir girişimin oluşturulmasını zorunlu görmekteyiz.

    6 başlıktan oluşan Kürt sorununun çözümünde atılacak “ilk” ve “en önemli temel” adımları kapsayan yol haritası şu şekilde oluşturulmalıdır :

    1- TBMM çatısı altında Anayasa Komisyonu gibi partilerin eşit sayıda oluşturacağı 8 üyeden oluşacak bir çalışma grubu oluşturulmalı ve partiler arasında ortak bir yaklaşım için müzakerelere başlamalıdır. Hükümetin planları bu grupta tartışılmalı, her parti hükümet planına kendi katkılarını dile getirme imkanı bulmalıdır.

    2- Anılan komisyona yardımcı olmak üzere yine her partinin belirleyeceği 3’er kişiden oluşacak bir akil adamlar grubu oluşturulmalıdır. Grup hem kendi arasında ortak yaklaşımlar oluşturmalı, hem de Meclis çalışma grubuna danışmanlık görevini yerine getirmelidir.

    3- Meclis çalışma grubu ön çalışmalarını dört ay içinde tamamlamalı ve partilerin mutabakat sağlayacağı bir belgenin temelini partilere sunmalıdır.

    4- Meclis’in bu süreçte üzerinde mutabık kalacağı ortak aklı oluşturacak mevzuat ve diğer öneriler demeti, uygulanma isteği ve amacıyla hükümete iletilmelidir.

    5- Bu önerilerinin hayata geçirilmesi bakımından partiler ortak bir zeminde çalışarak, hükümetin bu doğrultuda uygulayacağı programa yardımcı olmalıdır.

    6- Meclis içinden ve dışında oluşturulacak girişimlerle kalıcı barış ve toplumsal mutabakatın oluşmasına yönelik programlar uygulanmalı ve bu çalışmalarına bütün kurumların katkısı sağlanmalıdır.
    Bu öneriler yaşama geçirilinceye kadar yüreği kanayan ancak sağduyulu yaklaşımlarla bu coğrafyada emelleri bulunan uluslar arası aktörlerin oyununa gelmemeli, her türlü kışkırtıcılıktan uzak bulunmalıyız.
    Bu duygularla Türk Ulusuna başsağlığı diliyoruz.

    Murat Tevfik ÜLKÜ
    CHP Muğla İl Başkanı

    Write a comment